İçeriğe geçin

Antalya

dim_cayi

Dim Çayı ve Dim Mağarası

Bu sıralar elim kalem tutmuyor derler ya öyle bir formattayım.  Ağır aksak birşeyler yazıyor sonra yarım bırakıyor başka bir yazıya geçiyorum. İnşallah gaza gelir hepsini bir anda bitirebilirim ve üstüste yayınlayabilirim. Çünkü havaların ne sıcak ne de soğuk olduğu tam gezmelik bu mevsimi en güzel şekilde değerlendiriyor ve bol bol geziyoruz. Bu gezintilerin yazılarını hazırlarken Ağustos ayında Alanyadayken gezdiğim ama bugün iş yerinde mağaralardan bahsedene kadar unuttuğum, lafı geçince hatırladığım Dim mağarasından bahsedeyim.
Devamını Oku

FacebookTwitterGoogle+PinterestTumblrWhatsAppLinkedInStumbleUponRedditPaylaş

Damlataş Mağarası

Alanya gezimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. En son Alanya kent merkezini dolaşmış ardından Alanya’daki tarihi yerleri Kızılkule’yi, Alanya Kalesini, Ahmedek ve Bedesteni gezip tekrar kent merkezine inmiştik. Sıra mağaralara ve mesire yerlerine geldi.

 

 

Devamını Oku

Alanya Tarihi Kent Gezisi

Alanya’da yaptığımız kent gezimizin ardından sıra tarihi kent gezisine geldi. Kızıl Kulenin yerini keşfetmemizle birlikte hayranlık duygumuz bir kat daha arttı. Limanın oradan Kızıl kuleyi ve hemen yanında sahilde uzanan Tersaneyi uzun uzun seyrettik. Bu biraz bol fotoğrafları ve uzun bir yazı olacak çünkü dedim ya ben Alanyayı gerçekten çok sevdim ve herkes benim gördüklerimi görsün istedim.

  Devamını Oku

Alanya Kent merkezi

 Ben hep derim bir yere gittiğinde önce tepeden bakıp seyredeceksin, sonra sahiline yada merkezine ineceksin. Alanya tepeden bakınca belki de akşam saatleri olduğundan ya da günün yorgunluğu yüzünden gözüme güzel göründü. Hele hele tam karşımızda tepe üzerinde yükselen kale yok muydu=)) Yol arkadaşım hemen “ yine mi kale!! içim dışım kale oldu” diye şikayet etse de tarihi dokuyu hissetmeyi benden çok sever. Kalacak yer ararken yol arkadaşım tepeye bakıp bakıp “kalenin orada restore edilmiş konaklar vardır, bence oraya bakalım” sözünü dinlemediğime ertesi gün pişman olsam da o sırada sahilin, plajın güzelliğine kapıldığımdan ardından da şiddetli baş ağrısına teslim olduğumdan gözüm yemedi. Alanya hakkında baştan olumsuz bir hava içinde olmam burada tatilimi harcamayı düşünmediğimden yer ayırtmamıştık. Bu yüzdende sahil boyu kalacak yer arayıp, bir yandan da akşam turu yapıp Alanya’nın canlılığını, akşam saatlerindeki güzelliğini seyrettik.  Devamını Oku

Alarahan

Bu sene leyleği havada gördük biz. Görmek yetmedi kanat takıp peşine takıldık adeta. Bazen hızlandırılmış tur yaptık her yeri keşfetmek merakıyla, bazen ise durduğumuz yerde yerimizde saydık güzellikleri içimize sindirircesine. Ama en sonunda bizim leylek bizi aslında pek de merak etmediğim Alanyaya doğru uçurdu bize ise sadece onu takip etmek düştü. Devamını Oku

Titreyen Göl/Manavgat

Manavgat gezintim Side’de geçirdiğim zaman içinde aniden baş gösterdi. Keyif için çekçeke binmiş aşağı yukarı dolanırken eski garajda büyük ağacın altında sıcaktan soluklanmak için mola verdiğim sırada yanımda oturan bey amcayla muhabbetimizde oluştu bu fikir.

Sigarasını benimle paylaşan Marmaris-İzmit muhabbetini yaptığımız amcam Manavgat Side arası işleyen minübüsün şöförü çıktı. “Manavgat uzak mı” soruma “yok kızım 5-10 dakikalık yol” deyince hemen sırt çantamı açıp haritama baktım. Doğru çok kısa mesafe görünüyor. Bir müddet sonra baktım beyamca müşterilerini toplamış, kalkmaya hazırlanıyor bende sırt çantamı kaptığım gibi “hadi beni de Titreyen göl’e atıver” dedim.

Devamını Oku

Side

Bir tarafta Toros Dağları’ndan Akdeniz’e dökülen Manavgat Çayı, bir yanımızda bizi günümüzden binlerce yıl öncesine götüren Side Antik Kenti ve öte yanımızda ise uzun kumsalı, modern tesisleri, tekne turları, eğlenceli hayatıyla cazibeli Side.  Eski Pamfilyanın (Antalya’nın) doğal limanı imiş vakti zamanında. Ben Antalya’yı anlatırken Pamfilya’dan bahsetmemiştim değil mi? O da bir dahaki yazıya artık.


Daha önce Side’ye gitmiş ve bir hafta tatil yapmıştık. Ama bulunduğumuz yerden o kadar memnun kalmıştık ki çok hoş, dolu dolu zaman geçirince benim gibi çevreyi feth etmeyi seven biri bile yerinden kıpırdayıpta keşfe çıkmamıştı. Sadece bir gece Side’ye inmiş ve görmüştüm. Bu sefer gündüz gözüyle keşfe çıktım. Meğer ne kadar çok şey kaçırmışım zamanında anca anladım.

Devamını Oku

Antalya

Antalya’ya sahil yolundan değil de bu sefer Korkuteli yolundan gitmeye karar veriyoruz. Haritayı açıp Fethiye ve Antalya arası kıyı şeridini incelediğimde Kaş, Kalkan, Demre, Kekova, Olimpos, Kemer, Adrasan, Mağaralar…. derken gerçekten Antalyanın batısında keşfedilmesi gereken harika yerler olduğu meydana çıkıyor. Yıllar önce bunların bir kısmını gezmiştim. Bu yüzden ben yeniden Olimposa gidip ağaç evlerde kalmak ve Çıralı’da yanartaşa çıkmak istiyorum. Ama biliyorum ki bütün bunları bir kaç güne sığdırmak çok zor. Yol arkadaşımın sağ olsun pek güzel bir huyu var. Bir gittiği yere bir daha gitmek istemez. Bu yüzden mantıklı davranıp Fethiye üzerinden kıyı şeridini es geçip Korkuteli yönüne sapıyoruz. Ekimde nasipse 3-4 günlük bir kıyı turu garantiliyoruz böylece.

Devamını Oku