İçeriğe geçin

Şanlıurfa

harran

Harran

Kenara.. kenara!” diye bağıran hoyrat sesin geldiği yöne dönüp bakıyorum. Ardı sıra dizilmiş bir deve kervanı. Salına salına ilerleyen heybeleriyüklü develerin üzerindekiler de yorgun ve develerin ritmine uymuş sallanıyorlar. Ben kervana hayranlıkla bakarken, orta sıralarda genç ve alımlı bir kız bana gülümsüyor. Yerli mi, yabancı mı bilmiyorum. Usulen başımı öne eğip selamını alıyorum. Selamım karşılıksız kalmıyor. Kız uzanıp heybesinden bir şey çıkarıyor ve bana uzatıyor. 

Devamını Oku

FacebookTwitterGoogle+PinterestTumblrWhatsAppLinkedInStumbleUponRedditPaylaş
urfa

Şanlıurfa

Batıda “sıcak” kelimesinin anlamını yetirdiği yerde bir akşam üstü Peygamberler şehri Şanlıurfa’ya doğru yol alıyoruz.  Gaziantep’e girerken yaşadığım şaşkınlığın etkisiyle olsa gerek bu sefer karşılaşacağım şeylere kendimi hazırlıklı hissediyorum. Modern ve çok katlı binaların arasından şehre giriş yaparken yine dayanamayıp “ah! evet burası da gayet güzel ve büyük bir şehir” diye mırıldanıyorum. Güneydoğu denilince nedense kendimi elli yıl öncesinde hissedeceğim bir şehir karmaşasına gireceğimi hayal ettiğimden hep bu beklentiyle bakınıyorum etrafıma. Devamını Oku