İçeriğe geçin

Bartın

amasra2

Demir Atlar Ülkesindeyiz.. Amasra Gezisi İkinci Gün…

Her zaman olduğu gibi sabahın ilk saatleri bir şehrin en güzel saatleri düşüncesiyle bizim kızlar uyurken ben kalkıp kendimi Amasra sahiline attım… Elimde fotoğraf makinem bomboş sokaklarda gezinmenin harika bir duygu olduğunu tekrar tekrar söylemekten bıkmayacağım sanırım. Sokaklar henüz insan kalabalığıyla dolmadan bir çay bahçesine kendimi atıp demli çayımı yudumlarken denizden gelen serin esinti eşliğinde dalgaları izlemenin keyfine doyum olmuyor..
Devamını Oku

FacebookTwitterGoogle+PinterestTumblrWhatsAppLinkedInStumbleUponRedditPaylaş
amasra3

Uyuyan Prenses.. Amasra

Ağustos ayının sonlarına doğru bir günün öğleden sonrasında yerlerde çiselemiş yağmurun izlerinin bulunduğu Amasra sahiline adımlarımızı atıyoruz dört gezenti.. Kardeşim Aylin, arkadaşım Esra, kızım Ceren ve ben.. Dalgalar sahile Ağustos ayına göre biraz hırçınca vuruyor. Güneş yüzümü göstersem mi göstermesem mi diye düşünüyor ama sonrasında bize gülümsemeye karar veriyor.. Biz ise gözlerimizi kapatıp havayı derince içimize çekip birbirimize bakıyoruz… İşte geldik!! Amasra’dayız. Şimdi ne yapıyoruz?  Devamını Oku

amasra

Amasra Tarihi Üzerine Sohbet

Bu sefer karşınıza sadece bir gezi yazı sı ile değil bir sohbet yazısıyla karşınıza çıkacağım. Sizi Amasra’daki dostumuz Candan ve bir zamanlar Bartın İl Turizm Müdürlüğü ardından Karabük İl Turizm Müdürlüğü yapmış olan ve şu andada gezi turlarında rehberlik yapan sevgili İsmail Aktaşla tanıştırmazsam olmazdı. Candan arkadaşımız sağolsun bizi öyle güzel gezdirdi ki öyle yoldaşlık etti ki o olmasa gezimiz eksik kalırdı ve sevgili İsmail Aktaş‘la bir öğleden sonra çay bahçesinde başlayan sohbetimiz öyle keyifli oldu ki akşam saatlerine kadar sürdü. 

Devamını Oku

Image

Nuhun Gemisi Nerede?

Evet merak ettim.. Nuh’un Gemisi nerede karaya oturdu dediğimde herkes benim gibi “Ağrı Dağı mı?” diyecek. Ama Ağrı Dağı değil diyenler de vardır eminim.. Kimisi Cudi Dağı diyor kimisi başka yerler.. Gerçekleri bir gün öğrenir miyiz bilmem. Nuh’un gemisinden bugüne bir kalıntı kalmış mıdır onu hiç bilemem. Benim bildiğim Nuh gemisini 120 yıla yakın bir zamanda bitirmişti. Bu kadar yılda yapılan bir gemi oldukça büyük olmalı diye düşünüyorum. Bugünlerde verdiğim yazma molasının üzerine harıl harıl yeni yazılarımı hazırlamaya çalışıyorum.

Devamını Oku

yoruk_koyu

Yörük Köyü

Sizi hala geçmişin izlerinin tazeliğini koruduğu bir köye Yörük köyüne götüreyim. Daha önce bitireceğime söz verdiğim ama çok yoğun bir kaç ay geçirdiğim için bir türlü yayınlama fırsatı bulamadığım bir köye. Bir yerlerde Safranbolunun ilk yerleşim yeri diye okumuştum doğrumu bilmiyorum ama o kadar eski bir köy.. Zaten yüzlerce yıllık evleriyle meşhur. Yörük köyüne gitmek için taksiyle 10 km. kadar yol gidiveriyoruz. Rengi sararmış tarlaların arasından ilerlerken kendimi bir anlığına bile olsa Karadenizde değil de Güneydoğunun o sararmışlığının içinde hissediyorum.

Devamını Oku

incekaya

İncekaya Su Kemeri ve Tokatlı Kanyonu

Haftalar öncesinde Safranbolu gezintisiyle ilgili yazılarımı bitirdim ama bir türlü zaman ayırıp da bilgisayar başına oturup şuraya ekleyemedim. Daha önceki yazılarımda Safranbolu içinde yaptığımız gezintiyi ve Bulak mağarasını anlatmıştım. Sıra geldi Bulak mağarasından sonra gittiğimiz İncekaya Su Kemeri ve Tokatlı Kanyonuna. Hemen söyleyeyim buraya kadar gelmişken bu tarih ve doğa güzelliklerini görmeden dönmeyin. Siz bu yazıyı okuya durun bende bu arada Yörük Köyünü orada tanıştığımız Filiz teyzeyi ve Safrabolu’nun o güzel konaklarını anlatan yazımı hazırlayayım.

Devamını Oku

safran_magara

Bulak Mağarası / Safranbolu

Safranbolu yazısını hazırlarken araya Ankara’ya yaptığım bir iş seyahati girince uzun bir yazı yazma molası vermek durumunda kaldım. Şimdilerde bayram gelmeden en azından Safranbolu ve Amasra yazılarımı bitireyim telaşesine girince geceli gündüzlü çalışmaya başladım. Seyahatlerimi yazarken genelde hafızamda herşey tazeyken yazmayı sevdiğimden sizlere aktaramadığım öyle çok yer kalıyor ki. Gezilerim ve yazılarım birbirine endeksli gidemiyor ne yazık ki. Bu yüzden bu sene bütün kış pek yerimden kıpırdamayıp (iki kere karlı dağlar hayalim var o hariç) bol bol yazı yazmayı planlıyorum.

Devamını Oku

safranbolu

Safranbolu

Bu senenin senelik iznini bitirdim ve döndüm. Herkes Akdeniz’e kaçarken ben Akdeniz’in kavurucu sıcaklarından kaçıp hep hayalini kurduğum, yapmak istediğim Karadeniz turuna ucundan kıyısından başlayayım dedim. Sonrasında yine Akdeniz kıyılarından gezintilerimize devam ederiz. Güney kıyılarındakiler güneşin yakıcılığı ile kavrulurken ben serin serin oturdum, gezdim.. Hatta çiseleyen yağmurun altında kahve keyfi yaptım. Ne güzel oldu etraf mis gibi koktu. Hele de tarihi bir dokunun içinde nostalji yapıyorsanız.

Devamını Oku