İçeriğe geçin

Çanakkale

Ayazma (Bayramiç / Çanakkale)

Tarih 18 Ağustos 2012… Marmaris’ten çıktım yola.. İlk hedef Değirmendere (Kocaeli). Amaç bayramın birinci günü annemin babamın ellerini öpebilmek… 11 saat süren uzun yolculuğumun ardından vardığım baba ocağında bayramın ilk gününü geçirip hemen o gece tekrar yollara düşüyoruz bu sefer kızımla birlikte.. Hedef Çanakkale’nin Bayramiç ilçesi… Amaç sevgili dostum Gökhan’ın ve müstakbel eşi Mine’nin nişanlarına katılabilmek.. Bu sefer 6 saatlik süren yolculuğun sonunda Bayramiç’e ayak basabiliyoruz…  
Devamını Oku

FacebookTwitterGoogle+PinterestTumblrWhatsAppLinkedInStumbleUponRedditPaylaş

Bir destanın öyküsü

Image Vakit tekrar hatırlatma vakti..

Oysa asla unutulmaması gerekenlerle yazıldı bu tarih…

 

Bugün 18 Mart, Çanakkale’de kanlarımızla yazdığımız destanın 101. yıldönümünde başta ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere silah arkadaşlarını ve yüzbinlerce şehidimizi rahmetle anıyor, geçmiş yıllarda yayınlamış olduğum yazıyı tekrar yayınlıyorum.

Tarihimizi öğrenelim, bilelim ve sahip çıkalım diye.

Devamını Oku

Bozcaada Günlüğü

ImageDenizlerin efendisi Poseidon’un çocuklarından biri, Kyknos adında bir kralmış. Lapseki bölgesindeki Miletos Kolonisi, Kolonai kentine hükmedermiş. Tenes adında bir oğlu varmış. Tenes’in annesi ölünce babası tekrar evlenmiş. Fakat üvey anne Philomene, Tenes’e iftira etmiş. Kral Kyknos bu iftiraya kanmış ve oğlunu bir sandığa koyarak denize attırmış. Sandık, Tenes’in büyükbabası Poseidon’un yardımı ile boğazdan geçerek Leukophrys kıyılarına ulaşmış. Ada halkı Tenes’i alıp kral yapmışlar ve adanın isimi “ Tenes’in adası” anlamına gelen “Tenedos” olmuş.

Bu sefer Bozcaadanın mitolojide geçen Tenedos isminin verilmesiyle başladık Bozcaada günlüğümüzü yazmaya. Çanakkale’de bir yerden bahsederken mitolojiden bahsetmemek eksik bırakmışım hissi veriyor bana.

Devamını Oku

Değirmendüzü Köyü/Gelibolu

ImageŞu sıralar biraz sessiz kaldım. Yeni keşiflerle meşgulum. Ne güzel yerler var bu memlekette şaşıyorum. Bir de yoğun bir dönem; sıcaklarla başladı sıcak sevmeyen ben de ne yapsın boğuşuyorum. O yüzden az biraz serinleyelim istedim. Biraz uzaklaşalım Akdeniz’den ve Ege’den. Daha kuzeye daha batıya gidelim… Saroz körfezine. Az biraz uzaklara kayalım ama yine bir köy olsun gideceğimiz yer. Dağların eteklerinde farklı bir mekana… Bilen var mı bilmiyorum bu köyü Değirmendüzü Köyünü.
Devamını Oku

Truva Şehri & Troya’da savaşın hikayesi…

ImageBugünlerde Çanakkale özlemim depreşti…

Hani diyorum bir fırsat bulsamda kaçıversem bir haftasonu.

Ama ne mümkün sorumluluklar izin vermiyor…Uzak yol 11 saat az değil.

Bu fotoğraflara bakmanında etkisi büyük oluyor. Arada bir şu fotoğraf klasörünü düzelteyim diyorum uhuuu neler çıkıyor neler..

Sonra dalıveriyorum hatıralara.. anılara…

Devamını Oku

Şimdi veda zamanı

ImageSen her şeysin.. Çok şey söylendi hakkında çok şey denildi…Şehitler diyarı denildi.. Aynalı çarşı denildi.. Abideler denildi..Saat kulesi denildi… Ama bu kadar değilsin ben biliyorum.. kimse bakmadı sana benim gibi.. kimse görmedi seni ben gibi. Her sokağına adımlarımı kazımak istediğim, her evinin duvarına parmaklarımla dokunduğum şehir. Fotoğraf makinamla yaşama sabitlemek istesem de, gözümün gördüğü güzelliği benim gördüğüm gibi yansıtmayı beceremediğim şehir. Ben farklı baktığım için bu kadar güzel bu şehir.

Devamını Oku

Haftasonu, bir düğün, verimli ovalar ve Kumkale

ImageHaftasonu Beyden aşiretinin=) davetlisi olarak Kumkale köyündeydim. -kendimi allem ettim kallem ettim davet ettirdim etmeseydiler de kendi kendimi davet edecektim zaten- velhasıl kendimi bulduğum tarlaların domateslerin, düğünlerin, keşkeklerin, güzel muhabbetlerin, sevgi dolu ailelerin, keyifli dakikaların izlerini taşırken hala, bir kısmından sizi de yoksun bırakmamak lazım dedim.. Güzellikler paylaşıldıkça ölümsüzleşiyor..

Devamını Oku

Güneşin en son battığı yer : GÖKÇEADA-2

ImageBiliyorum Gökçeada anlatımım biraz uzun bir yazı oldu. İlk etapta bir kaç fotoğrafla küçük bir anlatıma niyetlendiysem de benim gibi adaya ilk gelenlerin elinde, yaşayacakları ilk düşkırıklığına ilaç olsun diye ve ilk yanılgının ardından ne gibi güzelliklerle karşılaşacaklarını bilsinler diye bu kadar uzun anlatma ihtiyacı hissettim.

 

Devamını Oku

Güneşin en son battığı yer : GÖKÇEADA

ImageJapon turistlerin büyük bir özenle hazırladığı çay seremonisini izliyorum feribotun dayandığım küpeştesinden. Oturduğu bankın önüne çektiği sandalyede büyük bir özen ve ince bir narinlikle hazırlığını yapıyor. Çantasından çıkardığı porselen kaba küçük termostan döktüğü yeşil özü ve sıcak suyu ekliyor. Erkeklerin traş fırçasına benzeyen ama tahtadan yapılmış bir aletle karıştırıyor. Önce bir yudum ardından küçük yudumlarla bir dikişte içiyor. Bütün bunlar yavaş çekim gibi hiç acele etmeden büyük bir özenle yapılıyor. En son elindeki seramik kabı bırakıyor ve yanındaki japon arkadaşlarına Japon usulu selam veriyor.

Devamını Oku

Bigalı Köyü

ImageÇanakkale deyince akla ilk gelen Gelibolu yarımadasını kaç kere gezdiğimi ve gezdirdiğimi bende bilmiyorum.  Her seferinde gitmeye niyetlendiğim ve yine her seferinde atladığım bir yer var o da Bigalı Köyü. Kilitbahir’den başlayıp Seddülbahir’e, Şehitler Abidesine inen ve Conk Bayırına dönerek -en azı 5 saat sürerek- son bulan gezi güzergahının verdiği yorgunluk ve  köyün biraz terste kalmasının  verdiği  duyguyla “bir dahaki sefere” diyerek dönerdik Eceabat’a.

Devamını Oku